ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan yeni açıklamasında, İran’ın nükleer silah yapmaya çalışması halinde, ABD’nin Siyonist rejim İsrail’in buna karşı harekete geçme özgürlüğünü tanıyacağını ifade etti.
Sullivan’ın bu sözlerine İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani’den jet yanıt geldi.
Şemhani yaptığı açıklamada, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı’nın bu sözlerinin açık bir itiraf olduğuna işaretle, “Bu itiraf, ABD'nin Siyonist rejimin İran'ın nükleer tesislerine ve halkına yönelik tüm terör eylemlerinden sorumlu olduğu ve sorumlu olacağı ve sonuçlarını kabul etmesi gerektiği anlamına geliyor." Şeklinde twitter hesabı üzerinden yanıt verdi.
Amerikan ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, 4 Mayıs Perşembe günü "Washington Enstitüsü" düşünce kuruluşunda yaptığı bir konuşmada, "İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin verilmeyeceğini" bildirerek "ABD, İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak diplomatik çözümler kullanmaya kararlı, ancak aynı zamanda İsrail'in İslam Cumhuriyeti'nin nükleer tehdidine karşı hareket etme özgürlüğünü de tanıyor." dedi.
Sullivan, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolunu "etkili bir anlaşmada" gördüğünü ifade ederek " İran'ın nükleer programı bir anlaşma olmaksızın ilerliyor, oysa bir anlaşmayla bunu sınırlayabilir." dedi.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı burada yaptığı konuşmada, bir yandan İran’ı tehdit ederken, diğer yandan, diplomasiden söz etti.
ABD, İran’a ve nükleer programına karşı sürekli olarak bu şekilde açıklamalarda bulunmakla, kendince İran İslam Cumhuriyeti’ni korkutmaya çalışmıştır. Oysa defalarca nükleer silah peşinde olmadığını resmen açıklayan İran İslam Cumhuriyeti, tehditler, baskılar ve yaptırımlar karşısında boyun eğmeyeceğini deklare ederek uygulamada da ispatlamıştır.
Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda İran İslam Cumhuriyeti ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı arasında İran’ın nükleer faaliyetlerinin denetilmesi konusunda bir anlaşma sağlanmıştır. Bazı kaynaklar, bu anlaşmanın ardından Ajans’ın İran’daki nükleer tesislerde yeniden kameraları takmaya ve çalıştırmaya başladığını duyurdu.
İran İslam Cumhuriyeti, UAEA ile işbirliğine devam edeceğini, ancak Ajans’ın tek taraflı hareket etmemesi ve siyasileşmemesi gerektiğini belirtmiştir.
Son sıralarda işgal rejimi yetkilileri, İran’ın 5 adet nükleer bomba yapımı için gereken uranyuma sahip olduğunu iddia ederek, İran’ın bir adet nükleer bombayla yetinmediğini ileri sürdüler. Siyonist rejim yetkilileri, bu tür iddialar, ABD’ye baskı yapmaya ve böylece bu ülkeyi İran’a karşı kışkırtmaya çalışmakta.
İran Nükleer Müzakere Heyeti danışmanlarından Muhammed Merendi son sıralarda yaptığı açıklamada, Tahran’ın geçen sene üzerinde mutabakat sağlanan metni imzalamaya hazır olduğunu belirterek, bir kez daha Tahran’ın kendi yükümlülüklerini karşı tarafın da yükümlülüklerine uyması halinde yerine getirmeye hazır olduğunu dile getirdi.
Sonuç itibarıyla, İran İslam Cumhuriyeti, hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmamış ve olmayacaktır ve İslam İnkılabı Rehberi, bu bağlamda verdiği fetvasıyla nükleer silahın üretimi, bulundurması, depolanması ve kullanılmasını haram kılmıştır. Sullivan’ın yaptığı açıklama da, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani’nin belirttiği gibi bir itiraftan ibarettir ve İran’a yönelik işgal rejiminin her türlü eyleminden ABD sorumlu olacaktır./
342/